ESTETİK VE SANAT NOTLARI KAGANI YENİDEN OKUMAK
ESTETİK VE SANAT NOTLARI KAGANI YENİDEN OKUMAK
isimli bu dokümana git

TUNÇ “Handan, Kagan’ı Yeniden Okumak” Moissej Kagan Estetik ve Sanat Notları Çev: Aziz Çalışlar,
Karakalem Kitabevi ISBN: 9786054146000. İzmir 2009 s.8-18

KAGAN ’ I YENİDEN OKUMAK (Giriş Yazısı)
Geç kapitalizmin temel özelliği bütüncül bir toplum olmasıdır. Bu sistem üretmek
zorunda olduğu şeyi de, bu şeyi elde etme ve kendi gücünü yayma araçlarını da
kendisinde öncel olarak bulundurur. Böyle bir sistem içinde teknolojiyi, siyaseti ya
da kültürü birbirinden ayırmak olanaksızlaşır. Kültür teknolojidir, siyaset kültürdür,
teknoloji de siyasettir. Her biri hem kendisidir hem diğeridir.
Sanatın, görünenin ardındakini görme, gösterebilme tutkusu tükenmiştir. Kant’ ın
“Ereksiz Ereklilik” ilkesi temelinde “özgür sanat, özgür estetik yaratım” anlamının
saklı olduğu kabul edilirdi. Ancak meta toplumunda Kant’ın bu ilkesi artık tersinden
okunmaktadır; “erekli ereksizlik”. Çünkü meta olarak var olma dışında hiçbir var
oluş şansı kalmayan sanat artık erekli ereksizliktir. Daha üretim aşamasında kendini
gösteren sanatın meta olan karakteri, sanatın bir değişim değeri olarak
tasarlanmasını da belirlemektedir.
Marx’daki anlamıyla, gösteri içinde meta kendini sergiler ve seyirciyi sürekli pasif bir
seyre kışkırtır. Sanatın kendisi bir fetişizm biçimidir. Buna karşın sanat yaşamı
dönüştürmeye yönelik bilinçli bir çaba olduğu ölçüde açıkça
“ fetişlikten
çıkartma ” işlevine sahip olabilir. Ama o zamanda, artık sanat olmaktan çıkma
tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Adorna’ ya göre hakiki sanat; özne ve doğası
arasında çeşitlenmiş ve baskıcı olmayan bir ilişki olasılığını öne çıkarır.
Kapitalizmin yalnızca bir baskı ve ekonomik sömürü sistemi olmadığını, sosyal ve
kültürel yoksullaştırma sistemi de olduğu akılda tutulursa bilinçli niyetine rağmen
modern sanat varsaydığımızdan çok daha az eleştireldir. Gösteri olarak sanatta
yaşanan her şeyin kendisini temsile dönüştüğü söylenebilir. Yaşantının yoksullaştığı
ve büyük bölümünün yerini temsillerin aldığını savunan gösteri toplumunun analizi,

1

Marx’ın mal fetişizmi analizine dayanır. Takas değeri yoluyla mallar arasında kurulan
ilişkiler insan ilişkilerinden daha gerçek görünür. Eğer reklam gösteriyi özetleyen bir
meta-mal ise sanat bir alternatif rahatsız bir vicdana sahip “eleştirel” bir maldır. Bir
mal olmak istememiş daha saf yabancılaşmamış bir şey olmak ister.
Altmışların başlarında “ideolojilerin sonu” ile başlayan bir eskatoloji furyası,
yetmişlerde ve seksenlerde yeni Fransız düşüncesi adlandırmasıyla “ insanın sonu”
nu ilan ederek devam etti. Bu furyanın oluşturduğu karambolde proleteryaya,
başkaldırıya, devrime, ideolojiye, hümanizme, kısacası Lyotard’ın sonradan “büyük
anlatılar” olarak niteleyeceği çok sayıda idealden vazgeçildi.
Böyle bir dünyada estetik değer olarak sanata ilişkin saydam, anlaşılır, yüreklice
savulabilir, inandırıcı teori ya da açıklamalara ulaşmak olanaksızlaşmış gibi
görülüyor. Kagan; sanatın sonunu ilan eden, küreselleşme ve post-modern
çözümlemelerle artık çoktan unutmaya gönüllü olduğumuz estetik üzerine yeniden
düşünmek için çok geç olmadığını hatırlatıyor. Özgür insanı merkeze alan, yaşayan
güzelliğin entelektüel doyumunun sınırlarını araştıran, dünün estetik anlamlarını
geleceği kurgulama verilerine dönüştürebilme bilincinde olan bir sanat kavrayışına
en çok gereksinim duyduğumuz bir dönemde yaşıyoruz. Kagan’ı yeniden okumak
kuşkusuz insansızlaştırılmış evrende estetik çözüm gereksinimimizi karşılamaya
yetmeyecektir. Ancak estetik seçkilerimiz üzerine yeniden düşünmemizi sağlayacak,
beklide yaşamımıza eklemleyebilme cesaretini göstereceğimiz estetik dönüşümlere
ışık tutacaktır.
Özne olarak sanatçı; yaşamla ilintisini bilişe götürürken, oluşturduğu dünya
görüşünü “ yeniden ” üretiminde yeni bilgi nesnelerine dönüştürür. Sanat ürünü, bir
bilgi nesnesi olarak ne yalın anlamda sanatçı “ özne” dir, ne de
“ dünya” dır .
Özne olan sanatçı edimlerinin sorumlusu olarak yalnızca ürettiği sanat nesnesiyle
değil, üretmeye gereksinim duymaya yönlendiren, estetik nesne olarak üreteceği
sanat nesnesini besleyecek bilgi dağarcığından da sorumludur. Kagan’ı sanatçı
olarak okumak, estetik deyimlerin sistemli olarak sorgulamasına hazır olmayı
gerektirir. Bu sorgulama bir yenilgi değil, kuşkusuz bir kazanım olacaktır.
Dr. Handan Tunç
2008-Van

2

Etiketler: ESTETİK VE SANAT NOTLARI KAGANI YENİDEN OKUMAK